Karıncalı Şair Doğan AVCI Yazdır
  
*****************************************************
 
 *****************************************************
Önsüz
             Ey Benim Köyüm   Sana veda etmek bir işkenceydi henüz 11 yaşım geri dönüşümün olmadığını bildiğim için, olsada sadece anlık ziyaretler, o da her ziyaret sonrası dönüp arkama baktığımda yaşadıklarım bir film şeridi gibi,sanki bir parçam geride kalmışçasına,Daha önce hiç tatmadığım şiddetle tüm bedenimin titrediğini hissederim.
        Köyümde her ayrılırken sonsuza kadar o ana takılıp kalmayı dilemişimdir ve her aklıma gelişinde parçalanmış yüreğim alır götürür uzaklara beni bir bayram arifesi  ocakta patlıcan patlatmış bekleyen Anam ve kapıdaki Dut ağacından düşen dutlar  gelir aklıma Hüzün gece misali çöker üzerime Yok olan bostan tarlaları, hozan kalan bağlar, yıkılmış evlerde karşılasa kafam allak bullak olur veda ederken cevapsız sorular bir bir eklenir. İçime akar gözyaşlarıyla  her ne olursa  olsun o benim Köyüm:
KÖYÜM
Her kez vatanını sever
Karıncalı benim köyüm
Ne söylesem söyleyeyim
Karıncalı benim köyüm
Ben orada doğdum
Ben orada büyüdüm
Ben ilhamı oradan aldım
Karıncalı benim köyüm
Yaşama orada başladım
Dört bacı üçte ağabeylerimle
Bazen çağlayan gibi coştum
Karıncalı benim köyüm
İlim Kırşehir
Nice erenler geçmiştir nice
Hasretlik yaktı beni iyice
Karıncalı benim köyüm
Kırlarda koyun kuzu meler
Seher vakti ötüşür kuşlar
Olmasa da kimsem orada
Karıncalı benim köyüm
Doğan Avcı
**************************************
 KÖYLÜYDÜ OĞUL
Deden karıncacılıydı oğul,
Onun babasıda,
Göremedim dedemi
Sende göremedin
Dedeni küçük yaşta kaybettim
Ama asla unutmadım
Yaşar yüreğimde daima
Yer sofrasında hep birlikte
Tahta kaşıklarla
Yemek yerdik
Neşe içinde
Gaz lambasının ışığında,
Ders çalışırdık
Kırık dökük bir radyo
Toplanır ajans dinlenirdi
Onlarca koyun kapıda
Tek tek sağılırdı
Süte yoğurda
Para verilmezdi asla
Tandırlık denince
Ne gelir aklına
Ekmek yapılan yerdir
Oğul
Eben ekmek yapar
Çevirir pişirgeç ile
Yumurtalıyı yaparlardı
Sevinçle yerdik
Pulluğun önünde bir çift öküz
Arkasında deden
Yakardı daima güneş yüzünü
Geç vakitlere kadar çalışırdı
Evimizin arkası
Harman yeriydi
Yığılırdı arpa buday
Dövenler koşulurdu
Döven üstüne binmek için
Kavga ederdik
Akşam olunca
Yatağı serer
Yıldızları sayardık
İşte oğul
Unutma asla aslını
Biz buralardan geldik
Anlat evlatlarına
Onlarda anlatsın
Biz karıncalılıyız
Doğan Avcı
******************************************
KÖYÜM
Kederlendim bugün baktım gönül penceremden
Cız etti de yüreğim kan akmaya başladı inceden
Kar yağarken çıkamazsam bakardım pencereden
Şimdi kar’a hasret, kızağa hasret ona yanarım
Tarlalarda Tırpan ile  orak ile Ekin biçeni
Yığın gölgesinde gatma aşı içeni
Göremiyorum göremiyom ona yanarım
Kuzular meleşerek gelir doldururduk ağıla
Sakın bırakmayın derlerdi, önce koyunlar sağıla
Harmanda düven sürerken şarkı söyleyenleri seyrederdik
Tandırdan yeni çıkmış yumurtalı yufka yerdik
Şimdi tandır ekmeği yiyemiyorum da ona yanarım
Bayramlar o güzel bayramlarda
Gurbetteki dostlarımız ne zaman gelecek diye yola bakardık
Şimdi ben gurbetteyim köye gidemiyorum da ona yanarım
Neyse dostlarım bu kadar üzüntü şimdilik yeter
Çocukluğumuzun özlemi gözümde tüter
Sanırım köyde buluşursak özlemim geçer
        Not (Ben çocukluğumda  yaşadım sadece köyde Tırpan alıp orak alıp ekin biçmedim Bir defa  kuzu gütmeye gittim sıkıldım kuzuları dağa birakıp geldim ama gördüm güzellikleri çalkamayı, gatma aşı neşeyi kaynaşmayı gördüm azda olsa ama büyüklerimin anlatmaları yoksullukta olsa zorluklarda olsa akrabalık ve dostluklar bağlılık saygı sevgi bu günkünün çook çok üstündeydi umarım köyümüze ait siteler gençlerimize ışık olur.)
Doğan Avcı
***********************************************
Karıncalı

Kırşehir’e  bağlı küçük bir köysün
İsterim ki, seni bu gözlerim her yıl görsün
Yaşayanı  az olsa da, sen çok büyüksün
Hayalin dilimde  destan Karıncalı Köyüsün
Memleketimi sormayın sakın bana
Ekilen ekinler döndü samana
Sormayın sakın sormayın bana
Kalbimde yatan Karıncalıdır.

Doğan der ki neden  ayrı kalıyorum senden
N’olur dostlar, bir selam götürün benden,
Bu ayrılık, aldı zaten, canı bedenden
Ayrılığın unutulmaz bir derttir, Karıncalı Köyü
Doğan Avcı
***********************************
GURBET
Hayatımız hikâyelerle dolu
Adı hep aynı hiç fark etmiyor
Ne acıdır ki ortada hep ayrılık var
Yaşamımızı hüzünlü kılanda bu
Mevsim yaz kış fark etmiyor
Ve bizler yola koyuluyoruz
Uzun ve karanlık yollara
Lakin hayatımızda açacağımız yeni sayfa
Sevinçlerimiz üzüntülerimiz
Hep orada gizli olacak
Zaman uzaklığı saat ise
Ayrılığı gösterecek daima
Hayatımızda hiç sevmediğimiz
Ama yapmak zorunda bırakıldığımız
Bir şeydir dostlara  veda
Belkide sonu olmayan bir yolculuk
Ya da ne zamana kadar?
Acaba dönüşümüz olacakmı?
Hep soracağız kendimize
Bilmiyoruz ama gidiyoruz
Yalansız hayatımızda
Son veda olsun dileğimizle
Gidiyoruz gurbet ellere
Doğan Avcı
****************************
RÜYA
Bir rüya gördüm bu gece
Bir yaz mevsiminde
Kuşpınarınada
Su içiyordum
Bir rüya gördüm bu gece
Kanatlanıp uçuyorum
Sıçak bir günde
Üzüm bahçelerinede
Bir rüya gördüm bu gece
Uzakta bir dağ
Üstünde bir bulut.
İşte orası gavurkalesi
Arasından süzülen bir ışık,
İnan gözlerimi aldı.
Bir rüya gördüm bu gece
Işıklar kaplamışken her yanı
Bir gökkuşağı çıktı
Tataroğlundan
Bir dilek tuttum içimden
Kabul olur diye
İnanmazdı belki bana
Karşıdan sen çıktın.
Doğan Avcı
***********************
*********************
SEVMEZSEN SEVME
Sevgi Çemberinde  yanarken
Azrail sensiz beni sorarken
Yüreğim inceden ince kanarken
Sevmez sen sevme
Şiirlerde türkülerde  seni ararken
Kadehim sensiz zehir dolarken
Ateştim kül oldum
Sevmezsen sevme
Doğan Avcı
GÖZLERİNDE
Ben gözlerinde yalnızlığı gördüm
Yüreğindeki tertemiz sevgiyi
Söylemek isteyip de söyleyemediklerini
Sarılmak isteyip sarılamadığını
Bakışlarında anladım üzüntülerini
Ben Gözlerinde hüznü gördüm
Öpmek gelip içinden kortuğunu
Söyleyecek onca şey varken
Dayanamayıp seviyorum derim diye
Tutamayıp sarılırım diye
Sıcaklığını özlerim diye
Gözlerine bakmaktan kaçtın
Ben kaçıyorum Gülüm
Ben gözlerinde tereddüttü gördüm
Doğan Avcı
*************************
Köyümüzde
Evet yıllar önce bir gün
Ve gül soldu
Artık defterler kapandı
Son nokta kondu
Gittik gurbet ellere
Gözlerdeki ateş söndü
Acılar okunur oldu
Işıklar kapandı
Her taraf karanlık
Bir ekmeğin peşine
Düştük gurbet ellere
Küstük tüm gecelere
Akrabalar nerede
Uzaklarda kaldı her şey
Kızılırmak akmaz
Neşet sazı çalmaz
Karıncalı tanınmaz oldu
Memleket göç eyledi
Doğan derki bir olalım
Aşağı harmana otağı kuralım
Küskünleri barıştırıp
Dostlukları pekiştirelim
Sözlerime kulak verin
Her yaz karıncalıya gelin
Büyükler bir gün verin
Toplanalım köyümüzde
Doğan Avcı
******************************
Veda
Dün gece uyku tutmadı uzunca bir vakit,
Sanki ben gidiyorum, ayrılıyorum bu şehirden
Hep o duyguları kurdum, ayrılmayı
Ben bunları defalarca yaşadım.
Biliyorum çok zor ,karma karışık duygular
Yaşıyorum ve yaşayacağım
Sonra,sonra unutulur gider.dememi beklemeyin
Yok hayır!
Sevgisini, dostluğunu, arkadaşlığını veren ayrılıklar
Unutulmaz!
Her zaman sevgiyle tebessüm edilerek anılır
İşte ben gidiyorum buralardan..
Arkadaşım kardeşlerim  oldu
Bir gün ayrılık vakti geleceğini düşünmeden
Bu şehirde yaşadım bugüne dek.
Ve artık gidiyorum, Bunları hep yaşayacağım
Dünya döndükçe,insanlar var oldukça.
Önemli olan geride sevgiyle, saygıyla, tebessümle
Hatırlanabilirlik bırakmak.
Gülümse ey Ordu gülümse
Ben gidiyorum
Doğan Avcı
BABA
Uyan babacığım uyan, ben geldim
Tüm çiçekleri önüne serdim
Hayatın çilesini ben artık bitirdim
Sevdiklerimi çabuk yitirdim
Köyümüz den sana selam getirdim.
Uyan babam uyan ben geldim
Yanımda ol ellerinden öpeyim.
Bütün dertlerimi sonra dökeyim
Kırk beş yıl evvel babamın ocağında
Buluverdim kendimi anamın kucağında
Çetin zorluklara göğsünü geren
İlim Kırşehir, köyüm Karıncalı
Çocukluk’ ta yüce idi amaçlar
Dümdüz gelir idi yamaçlar
Temiz dağ havasına her gün doyardım
Başımı anamın dizlerine koyardım
Çabuk geçti çocukluk, gençlik daha güzeldi
Ardından hemen acı gurbetlik geldi
Kendimi yaban ellerde buldum
Küçük yaşta
O yıllarda bahtım açıldı
Uzun süre ararken falda gelinin çıktı.
Sen de severdin onu Leyla'ydı adı ya
Düşüverdi gönlüme beni çekti Avrupa’ya
O küçücük yuvamız bize saray olmuştu
Ama aşkımın sonu hüsran olmuştu
Çalıştım çabaladım, ama çabuk yoruldum.
Coşkulu çağlayandım taştan taşa vuruldum
Vurulmak ne idi ateş gibi kavruldum
Boyum uzun, gönlüm bol, saçlarım ak
Hesaplarım hep düzgün alnım açık yüzüm ak
Küçükleri hep sever büyükleri sayardım
Sonbaharın sonunda yaprak gibi sarardım
Toprak kendine çeker sararan her yaprağı
Burnumda tütüverdi Kırşehir'in toprağı
Ölüm çok kısa yoldu, koşarak erdim baba
Köyümü çok özledim, uçarak geldim baba
DOĞAN AVCI
****************************
Köyüme Özlem
Çıksam gavur kalesine
Seyreylesem Köyümün
Dağlarını ,bağlarını
Çiğdem toplasam
Kekik koklasam
Arpa buğday başaklarına sarılsam
Yar gibi sevda gibi dost aşkıyla
Telli turnalara seslensem
Gurbet kuşlarına mendil sallasam
İnsem aşşağıda güzel bağlara
Güllere dallara sarılsam
İğde koklasam doya doya
Özlediğim o köy nerede
Sakin sevecen bekliyormu beni
Yavuklusuna koşan
Kınalı ,kuzu misali
Koşmak geliyor içimden
Köyüm geçmişiyle hâlen
Kalbimde durduğu gibi
Duruyordu yine o yamacında
Kırşehir’den uzanıp gelen
Yay gibi yollarda kıvrım,kıvrım
Bülbüller şen şakrak
O gecemin sabahında
Feryat,figan hep bir sesle
Hoş geldin dercesine
Uçuşuyorlardı etrafımda
Bu bir rüya ve köyüme özlem
Doğan Avcı
GURBET
Hayatımız hikâyelerle dolu
Adı hep aynı hiç fark etmiyor
Ne acıdır ki ortada hep ayrılık var
Yaşamımızı hüzünlü kılanda bu
Mevsim yaz kış fark etmiyor
Ve bizler yola koyuluyoruz
Uzun ve karanlık yollara
Lakin hayatımızda açacağımız yeni sayfa
Sevinçlerimiz üzüntülerimiz
Hep orada gizli olacak
Zaman uzaklığı saat ise
Ayrılığı gösterecek daima
Hayatımızda hiç sevmediğimiz
Ama yapmak zorunda bırakıldığımız
Bir şeydir dostlara  veda
Belkide sonu olmayan bir yolculuk
Ya da ne zamana kadar?
Acaba dönüşümüz olacakmı?
Hep soracağız kendimize
Bilmiyoruz ama gidiyoruz
Yalansız hayatımızda
Son veda olsun dileğimizle
Gidiyoruz gurbet ellere
Doğan Avcı
***************************************
Elveda
Farz edin ki, bir rüzgardım
Esip geçtim Yeniceden
Ya da bir yağmur oldum yağdım
Sel oldum,akıp gittim sokaklarınızdan
Belgide bir rüya olurum,kimileriniz için
Uyandığınızda,baktınız ki ben yokum
Hatırlayın o zaman beni ,güzel olsun anılarım
Çünkü bunlar size yazdığım son satırlarım
Ve sizler beni güzelliklerimle anımsayın
Gülen yüzümü hala odanızda varsayın
Ben hep mutlu olduğunuz zamanlar geleyim aklınıza
Elemli anılar,acılar ve kederler gelmesin yanınıza
Belki kapınızı çalarak,geleceğimi düşüneceksiniz
Şakayı,süprizler yapmayı sevdiğimi bilirsiniz
O nedenle bekleyebilirsiniz
Ama hayır,hayır,hayır
Bu size son süprizim olacak
ve
Sizlere elveda diyorum
Hakkınızı helal etmenizi diliyorum
İşte gidiyorum
Beni hep güzel anılarımla hatırlayın
Diyorum,Sizleri çok seviyorum
Doğan Avcı
**********************************
Mazi
Bu gün saçlarım bembeyaz
Mazimi gezerken belleğimde
Geçmişime gitti gözlerim
Yıllar önce gurbet ilde
Sen  hastanede  yorgun ve sessiz
Sorular sordum yüreğime
Kalbimde açan çiçeklere
Hüzünlü gözyaşları düşerken
Yorgunum  toprağın da rahat uyu
Nefesim bitene dek
Seni sevmek
Seviyorum sözünü
Sana söylemek
Dokunduğumda ruhunun
Titrediğini görmek değil
Senin benim yanımda da değil
Benim senin kollarında
Ölmek isterdim
Doğan Avcı
**********************
Dostum
Bazen dostum
Kapatacaksın gözlerinin
Bakacaksın öyle boşluğa
Düşüneceksin geçmişi
Gideceksin aşağı bağya
Salkım salkım üzümler
Toplanırken seyredeceksin
Üzüm kaynarken kazanda
Elma armut atacaksın
Bazen dostum
Kapatacaksın gözlerlerini
İnce bir yoldan dolana
Dolana çıkacaksın
Kuş pınarına
İçeceksin soğuk suyunu
Nereye gitsen bir iz
Kapatacaksın gözlerini yalnızlığa
Ve dostum
Sarıl Artık o köy senin!
Sarıl mutluluğa.
05.01.2006
Doğan Avcı
**************************
GÖNÜL
Daldın yine deli gönlüm
Yıllar öncesine gidesim geldi
Seyrederken alatepeden köyümü
Halaya durasım geldi
Karıncalıda  başladım ilkokula
Öyle günlerdi ki nasip olmaz her kula
Şen şakrak çıktım yola İstanbulda verdim mola
Köye gitmek  için, yazı iple çekerdim
Üzüm yemek için, bağlara  çıkardım
Kuş pınarında, buz gibi hatıla dalasın geldi.
Ey gönlüm, seninle birlikte bende gelsem
Anam ile babama, bir Fatiha okusam
Kalbinden içeri girip, gönül teline dokunsam
Tüm güzellikleri ile  köyümü göresim geldi.
Doğan Avcı
BÖYLE BİLİNE
Ateş düştü yine bu gün
İçi kan ağlasada her Türkün
Şehitlerin kanı yerde kalmayacak
Hesabı  sorulacak bu böyle biline
Zannetmesinler ininde kimse bulamaz
Tilki  gibi boğacağız bu böyle biline
BirMehmetçik gider binlerce gelir
Zannetme yaptığın yanına kalır
Mehmetçik  şehidin öcünü alır
Analar babalar sakın ağlamayın
Sevenler asla karalar bağlamayın
Feryat edip yürekleri dağlamayın
Bak  nasılda kovacağız bu böyle biline
Tokat’daki hain pusuya
Bütün milletimin canı yanıyor
Bir yarada, bin yaramız kanıyor
Dünya bizi uyuyormu  sanıyor
Avcı’yı söylettiler yine
Pişman edeceğiz birden,bine
Bitireceğiz arkadaş bu böyle biline
Doğan Avcı