************************************************
Yanıkbayır'dan Karıncalı Köyüne Bakış
************************************************ **
Karıncalı Köyü
"İlimun tuzumusun,
Yaabın kızımısın,
Hacı seni alacak,
Güzece dururmusun"
Söz: Hacı(Necip) YIMAZ (Babalığın Hacı)
************************************************
Karıncalı Köyü
AĞIT
Geldi, Geldi, Dayandı,
Bir Tarafı Çamura,
Bir Tarafı Kana Boyandı.
Size Diyom Kızlar Ağlayın sane,
Ağlayıpta Karaları Bağlayın sane,
Tüccar Babam diye Söyleyin sane
Söz: Efeninin Memmedin karısı Zarife Demirhindi
**********************************************
Kusbağrından Karıncalı Köyüne Bakış
************************************************
Karıncalı Köyü
İp attım ulaş diye,
Dağları dolaş diye,
Sevdiğim emmim oğlu,
Derdime ilaç diye.
***************
Emmim oğlu senmisin,
Beni Bağanmezmisin,
Eller beni alırken,
Çatlayıp ölmezmisin.
************************************************
Kavaklıktan Karıncalı Köyüne Bakış

************************************************
Karıncalı Köyü
Denize Taş Atma Batar Gider,
Gurbete Kız Verme Yiter Gider,
Ana Babayı Terk İdep Gider
Sılaya Benden Selam Götürün Kuşlar
*************************
Gurbetin Suyu Acıdır Acı
Kimi Anadır Kimi Bacı
Çeker Gider Bulunmaz Ucu
Sılaya Benden Selam Götürün Kuşlar
********************
Gurbetin Suyu Ilıman Akar
Gözelerin Dikmiş Yollara Bakar
Kardeşler Bacılar Burnunda Tütür
Sılaya Benden Selam Götürün Kuşlar
***********************
Gurbetin Suları Derinden Akar
Yaban Elde Herkes Manalı Bakar
Gözlerim Uykusuz, Ağlayıp Akar
Sılaya Benden Selam Götürün Kuşlar
************************************************
Kavaklıktan Karıncalı Köyüne Bakış

************************************************
Karıncalı Köyü
Kerpiçtendir duvarının Yapısı,
Görmüyon mu Söğuttendir kapısı
Sana diyom sana kıyık Hacı,
Yokmuymuş bu Dürzünün tapusu
**********************
Kerpiç kestim Acımdım Samana,
İstese de Ödünç vermem Babama
Yaban Elde Kız Almayın Kardaşım
Düz Giden Arabanı, Çevirirler Yokuşa
***********************************************
Karıncalı Köyü
Taşa koydum bulguru,
Çevir, Çevir dönmüyor
Kör olası zalîm Anam,
Sevdiğime vermiyor.
************************************************
Karıncalı Köyü
Taşa Koydum Bulguru
Tokmakla Dövülsün diye,
Sevdiğin Oğlan Görünce
Birazcık Sevinsin diye
***********************************************
Karıncalı Köyü
Bağı Bozumu Güz Olur
Dut Oyulur Saz olur
Kurban Olayım OğlanKavuşmamız
Güç Olur
***********************************************
Karıncalı Köyü
“HASANOĞLAN
Hasanoğlan tuvaletin (saçını) daramış
Daramışta beni niye aramış
İlâ Hasan gebereydin öleydin,
Öleydin, ben ellerin olaydım.
Beni ayıran, böyük kaynım karısı
Kayın karısı değil, hayin karısı
İlâ Hasan gebereydin öleydin,
Öleydin, ben ellerin olaydım
********************
Dolanda gel babam duymasın
Sarılalım kıyamete kalmasın
İlâ Hasan gedereydin öleydin,
Öleydin, ben ellerin olaydım.”
Söz: Karıncalı Kadınlardan
************************************************
Karıncalı Köyü
Gero Gero Demeye Geldim,
Kaymak Yeme Geldim,
Kaymak Başını Yesin
Yarı Görmeye Geldim.
Kaynak: Karıncalı Kadınları
***********************************************
Karıncalı Köyü
* Sığır güdenin avradı, Sığır geldi kıvradı
************************************************
Düvende yapanın, Hatılda önüne gelir.
***********************************************
Muhanet komşu, adamı hacet sahibi yaparmış
***********************************************
Tava delik, Tas delik , Bu da Sana Üstelik
************************************************
Karıncalı Köyü
DİZLİKTEKİ EKMEK
*Karıncalı Arzı teyzemiz köylü kadınlarla birlikte bahçesine çalışmaya giderken
dizliğine (belden bağlama yarım önlüğüne) 5 tane yufka ekmek alır. Bahçeye doğru yola koyulurlar. Bu arada hem dizliğindeki ekmekten parça parça kopararak yer hem de yürümeye devam eder. Yolda o kadar lafa dalmışlar ki dizliğine elini attığında ekmek olmadığını fark eder. Duraklayarak yanındaki kadınlara ben ekmeği düşürdüm mü diye sorar. Geriye döner, geldiği yola doğru bakar fakat ekmek göremez. Oysa ki, gelene kadar dizlikteki bütün ekmekleri yiyip bitirmiştir.-Köyde buna benzer durum yaşandığında Arzı’nın ekmek aradığı gibi ne arıyorsun diye sorarlar?
(Ahirete intikal etmiş olan Arzı teyzemizi rahmetle anıyoruz.)
************************************************
Karıncalı Köyü
DOKTOR -HASTA
*Karıncalı köyünden bir kadın Kırşehir’e doktor Sami’ye gider. Doktor muayene
etmek için hastanın üzerindekileri çıkarmasını ister. Hasta köylümüz üzerindekileri birer birer çıkarmaya başlar. Fakat o kadar üst üste elbise giymiş ki doktor dayanamayıp sorar; -‘’Sizin orada hırsız çok mu ‘’der. Hasta kadın doktorun ne demek istediğini tam anlamadığı için kendince doktora cevap verir;—Önce hırsızlık çoktu da şuanda yok ‘’ der.Aslında doktor hastanın o kadar çok giyinmesine anlam veremediği için öyle bir soru sorar. Kadın hastanın çok giyinmesinin nedeni kat kat giyinirse üşümeyeceğini zannettiğindenmiş.
************************************************
Karıncalı Köyü
NAYLON TOP
*Okullar kapınca köy çocukları, kuzu güder ya da bağ, bahçe beklerdi. Köy de
kuzular sabah günün doğması ile yaylıma götürürler, öğleye doğru eve dinlenmeye getirirler. Öğle den sonra tekrar kuzuları akşama kadar yaylımda tutarlar.Öğle arası boşluğunda kuzu güden çocuklar oyun oynarlardı. Çocuklar genellikle top oynamayı severler. Yine bir gün öğle boşluğunda üç arkadaş topladıkları yün ve evlerinden aldıkları yumurtaları köyün tek bakkalı olan Aşır’a(Topal Aşır) götürüp naylon top alıp oynarlar. Oyun bittikten sonra topun kimde kalacağına karar veremezler. Hasanağa top ille de bende kalsın der. Diğer arkadaşları da bizde kalsın der. Diğer arkadaşın babası Hasanağa yapma dese de, Hasanağa kararlı topu bırakmıyor. Topun ortadan kesilip bölünmesini ister ve top ortan kesilip bölünür. Hasanağa kesilmiş yarım topu alarak gider ve bu şekilde ortak topla oynama işi bu şekilde biter.Not: Diğer arkadaşların olurunu alamadığım için isimlerini veremiyorum.
**********************************************
Karıncalı Köyü
YARIM AĞA
Karıncalı köyünde çiftçilik yapan köylümüz yaz ayında ekin biçecek adamı
olmadığı için her yıl ekin biçme zamanı ekin biçmeye yardımcı olarak ırgat tutarmış, Irgatla birlikte ekini kendi de biçermiş, ırgatlar hep yakın akrabalından olurmuş, Ekin biçmek için tarlanın içerisine gelinip biraz çalışınca, birden ırgat rahatsızlaşır yığının( biçilen ekinin balya bırakıldığı yer) altına yatarmış. Irgat olmayınca mecburen kendisi ekini biçmeye devam edermiş, bu durum ekin biçilip, harmana gidene kadar devam edermiş.Güzün harmanda buğday çıkınca ırgatın hakını(ücretini) tam ödermiş. Tuttuğu ırgatı çalıştıramayıp hakın tam ödediği için adı bu yüzden YARIM AĞA’ya çıkmış
***********************************************
Karıncalı Köyü
TAZİYE
* Bir hemşerimiz Ankara’da vefat eden köylüsünün yakınlarına taziyeye gider.
Aynı sokakta bir başka cenaze daha varmış, hemşerimiz orada kalabalığı görünce o eve girer oturur. İmam hemen kuran okur, arkasından yemek gelir, yemeği de yer, bu arada sağına soluna bakınır, tanıdık bir kimse göremez, bir başka cenaze evinde olduğunu fark eder. O cenaze yakınlarına başsağlığı dileyerek, aynı sokakta karşı evdeki kendi köylüsünün yakınlarına başsağlığı dileyerek oradan ayrılır.
*******************************************